Tekil Mesaj gösterimi
Alt 02-09-2008, 02:36 PM   #8
aDMRBS
 
aDMRBS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Nov 2007
Nerden: --...--
Mesajlar: 8.427
Tecrübe Puanı: 1000
aDMRBS is on a distinguished road
Standart

Hasan-Âli Yücel, Osmanlının son döneminde tartışılan ve Ziya Gökalp tarafından birleştirilmek istenen “Türkleşmek”, “İslâmlaşmak” ve “Batılılaşmak” tezlerine da karşı idi. Ona göre inkılâp eklemeci olamaz, ancak bir bütün halinde olabilirdi. “Biz, Ziya Bey’in dediği gibi üç şey olmak istemiyoruz; dileğimiz bir şey olmaktır. Biz tam Türk olmak istiyoruz. Dikkatinizi çekmek mecburiyetindeyim ki, Türkleşmek başka şeydir, Türk olmak başka. Meşrûtiyetin eklemeci filozofunun zannettiği gibi, bizim Türkleşmeye ihtiyacımız yoktur. Bizim için, Türklüğümüzü duymak ve bulmak zarureti vardır. Herşey bunun içindedir”.

Yücel, “Ana dili, kültür davamızın belkemiğidir” diyordu ve icraatı da öyle olmuştur. Hasan-Âli Yücel, Türkiye’de dili sadeleştirme hareketlerinin her zaman en önünde yer almış; hem Türk Dil Kurumu’nun kurulmasında hem de 1933’de “Karşılık Arama Kılavuzu”, 1941’de Gramer Komisyonu, 1942’de Felsefe Terimleri Komisyonu ve 4. Dil Kurultayı çalışmalarında çok gayretli çalışmalar göstermiştir. Tercüme Dergisi, klâsik eserlerin yayınlanması, büyük ansiklopedi yayınlarına başlanması da onun bu husutaki çalışmalarının değerli meyveleridir. Hasan-Âli Yücel, yazı dili ile konuşma dili arasındaki ikiliğin kaldırılması taraftarıdır. Çünkü ona göre “düşünme, konuşma, yazma...”; bunlar bir bütündür. “Bir dilde bu üç iş, atbaşı beraber gitmez de konuşma dili başka yazma dili başka olursa, o dilde doğru bir düşünüş olmaz.” Bunun için Hasan-Âli Yücel’in en önemli çalışmalarından biri, okullarda Türkçe terimlerin yerleştirilmesine çalışması olmuştur. Yücel’in dünya fikir ve sanat eserlerini Türkçeye çevirtip yayınlamasının temelinde de bu görüş, yani Türk insanının düşünme, seçme ve eleştirebilme yeteneklerinin arttırılması gelmektedir.

Hasan-Âli Yücel, sanatta da kendine has bir milliyetçi yol tutmuştur. Tanzimatın düştüğü hataya düşmeyeceğiz; garp müziği, türk müziği ikiliği yaratmayacağız. “Bizde herşey birdir ve ancak o zaman millidir” diyordu. “Dört kelime ile tekrar edeyim: Biz milliyiz. Türk olarak resimde ışığımızı, musikide sesimizi, edebiyatta duygumuzu ve fikrimizi söylemek istiyoruz ve yaptığımız müesseselerde bunun tohumunu atıyoruz.”
__________________
aDMRBS isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla