Zet10 - Bilge Karakter Toplumu  


Geri git   Zet10 - Bilge Karakter Toplumu > Eğitim - Genel Kültür > Genel Kültür Konuları > Genel Kültür



Yanıtla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 10-02-2008, 10:29 PM   #1
_MULTIFUNCTION_
 
darklight - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: May 2008
Nerden: C*
Mesajlar: 10.338
Tecrübe Puanı: 1000
darklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud of
darklight - MSN üzeri Mesaj gönder darklight - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Kelt Dirilişi ve İlginçlikler...

Kelt Dirilişi ve İlginçlikler...

Önüne kattığını hızla asimile eden bir dünyada Keltler gibi uçlara itilmiş bir kültürün ayakta kalmayı başarması aslında bir mucize. Keltler gerek coğrafi gerekse kültürel anlamda itildikleri kıyılara sıkı sıkı tutundular ve ayakta kaldılar.




Galler'in, İrlanda'daki birkaç bölge hariç tutulduğunda, eski yer adlarının korunması konusunda eşi benzeri yok; özellikle de kuzeyde ve batıda. Burası Kelt dilinin en iyi korunduğu cephe: Yaklaşık 600.000 kişi, yani nüfusun hemen hemen beşte biri Galce konuşabiliyor; onlar, 1960'lardan beri dil konusunu dava olarak öne süren milliyetçi hareketin semeresini görenler. Eski dile okullarda, birahanelerde, bakkallarda ve televizyonda rastlamak mümkün. Galler'in İngilizce adı olan Wales, Anglosaksonların yabancılar anlamında kullandığı wealas sözcüğünden geliyor; pek çok Galli bugün bu tanımı gerisin geri çevirip İngilizler için kullanabilir.

Dil dışında Galli Keltlerin vatanları hakkında göğüslerini kabartan bir diğer konu da, geçmişlerinin kahramanlıklarla dolu olması: Surlarla çevrili kentler, çatısız kiliseler, sarmal oymalarla süslü dikilitaşlar, kutsal kuyular, tepelerde dökülen hisarlar. Tümü geçmişte Keltlerin hüküm sürdüğünü ortaya koyuyor.

Galli Keltler arasında en derin tutkuyla anılan tarihsel olay Ortaçağ'a, İngiliz krallarının sonunda başarıya ulaşan istilalarına karşı Galli önderlerin direndiği döneme ait. Beni Galler'in güneybatısındaki Towy Nehri vadisinde arabayla gezdiren David Petersen için o kahramanlık günleri sanki dün yaşanmış gibi acı verici. At kuyruklu Petersen ile daha önce, Lorient'te (Bretanya) gerçekleşen ve tüm Keltleri kapsayan bir müzik organizasyonu olan Festival Interceltique'te tanışmıştım. Galler delegasyonunun başkanıydı. İngiliz bayrağına “kasap önlüğü” dediğini duyunca, olay çıkarmaya meyilli bir Kelt bulduğumu anlamıştım.

Kelt bir eleştirmen ve heykeltıraş olan Petersen bana Galler davası adına son yapılan vatansever anıtlardan birini göstermek istiyor. Eski bir ağırsiklet şampiyonunun oğluna uygun bir biçimde, kavgacı bir ruh hali içinde. Vadide hızla ilerlerken öfkeyle sağı solu gösteren Petersen, manzaraya yansıyan İngiliz yüzünü tarumar ediyor. Öfkeyle birkaç kentin İngilizceleştirilmiş adını düzeltiyor; Galler'e ait kale kalıntılarına işaret ederken daha iri ve restore edilmiş İngiliz kalelerini görmezden geliyor; genişçe bir otlak alanının yanında yavaşlayıp görkemli Coed Llathen Savaşı'nın yapıldığı alan olduğunu belirten hiçbir işaret olmamasından yakınıyor. Galli askerler burada, 1257'de Kral III. Henry'nin akın eden İngiliz ordusunu katletmiş. “Bu savaş alanı, yöreye dair yeni bir haritadan çıkartılmış,” diyor Petersen inanamaz bir halde. “Yetkililer bize buranın tarihsel bir değeri olmadığını söyleyecek kadar küstah.”

Llandovery adlı eski bir pazar kasabasının merkezinde bir otoparka girerken Petersen tiradının ana fikrine geliyor: Hafif bir yükseltide, bir kalenin yıkılmış surları arasında bir savaşçı heykeli var. Miğferi, mızrağı, uzun pelerini, kalkanı, geniş ağızlı kılıcı -paslanmaz çelikten savaş kostümü pırıl pırıl parlıyor. Ancak Ortaçağ'a ait üniformanın içinde bir yüz ve bir beden olması gereken yerde boşluk var...

Keltler ve İlginçlikler...

Keltlerin Hint - Kafkasya halkları gibi bu bölgelerde ortaya çıktıkları varsayılır. Zamanın kavimler
göçü incelendiğinde bu şekilde bir tesbit yapılmış.

Keltlerin genelde Kırım ve çivarında ortaya çıktıkları ve buradan geldikleri görüşü hakimdir.

Keltler buralardan dağılarak bazıları Balkan ülkelerinin olduğu bölgelere, bazılarıda alpler bölgesine
geçtiler. Romada çok büyük miktarda toplanmaları neticesinde Roma devleti tarafından buradan
sürüldüler.

Romadan kovulanlar Orta Anadoluya göç ederek burada Galatya isimli ülkeyi kurdular. Romadan
kovulanların önemli bir kısmıda Danimarka ve Almanyaya ulaştılar. Ancak bu bölgelerde yeni
hakimiyet kurmaya başlayan Cermen kavimleri büyük kıyımlarla bu bölgelerden geri çekilmeleri
sağladılar.

Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg topraklarına girenler ise bu bölgelerin kismen boş olması
nedeni ile daha rahat yerleştiler. Galya bölgesi yoğun biçimde Keltlerin akınına uğradı. Burada kendi
yerleşik topluluklarını oluşturmaya başladılar.

Geri kalanlar ise İspanya, Portekiz, Fransa, Hollanda, Belçika, ve Lüksemburgdan Büyük Britanya
ve İrlandaya geçtiler. Bu bölgelerde kendileri kadar güçlü olmayan kavimler olduğu için tamamen
bölgelere hakim oldular.

Kelt dilleri Britanya ve Fransada günümüze kadar geldi. İrlanda Kelt dili ve İrlanda Gal dili, İskoçyada
İskoç kelt dili, Man adasında konuşulan Manx dili, Galler bölgesinin Gal dili ve Cornwallde Cornwall
dili bunlardan günümüze ulaşa bilenlerdir.

Kelt kültürü istilacıların ( İstilacıların Kelt kültürünü nasıl ve neden yok ettiklerine ileride değineceğim.)
daha az ulaşabildikleri İrlanda ve Gallerde daha az yıpranmış ve etkilenmiştir. Buralarda Kelt kültürü
halen bazı özelliklerini koruyabilmiştir. ( Küçük bir ip ucu Karadeniz bölgemizde çalınan Tulum ile
bu bölgelerde çalınan Gaydanın benzerlikleri Kelt topluluğunun nereden nereye gittiğini gösterebilir.)

Keltler İS 1. ve 2. yüzyıllarda en üst seviyede bir sosyal düzene sahiptiler. C. S. Coon bunu en en
araştırmalarında ortaya koymuştur. İrlandanın başkralının altında beş adet daha kral bulunurdu.
Onların altında da eyalet kralları, onun altında Bayır ve tepelerin kralları, onların altında soylular
oluşan 4 takım, onların altında Çiftlik sahipleri, onların altında işçi ve esnaf sınıfı, en sondada
toprak işleyen köylüler yer alırdı.

Bizim inceleyeceğimiz en ilginç sınıf ise Druidler'dir. Druidler eğitimliler sınıfında yer alan bir
sınıftı. Mısırın Rahipleri gibi bir sınıftılar. Kendi aralarında geniş bir hiyerşileri vardı. Yüce Kralın,
diğer kralların, soyluların ve çiftlik sahiplerinin birbiri ile sorunları arasında ara buluculuk yapar,
sorunlara çözüm bulurlardı.

Druidler Rahiplik, Hakimlik, Doktorluk, Öğretmenlik, Şairlik, Astrologluk ve Büyücülük yaparlardı.
Genelde kendi geliştirdikleri bir alfabe olmasına rağmen Yunan alfabesini kullanmışlardır.

Kendi geliştirdikleri ve oldukça eski bir alfabe olan Dikey ve Yatay kalem vuruşlarından oluşan
harflerin meydana getirdiği Ogham Alfabesi günümüzde çözülmesine rağmen bu alfabe ile
yazılmış metinlerin ne demek istedikleri anlaşılmamıştır. Gizli bir şifrrelem tekniği gibi
kullanılan metinler üzerinde geniş araştırmalar devam etmektedir.

Druidlerin bilgilerini genelde yazarak değil ezberleyerek birbirlerine öğrettikleri tesbit edilmiştir.
Kadim tüm uygarlıklarda bu tip öğretim tekniği kullanıldığı için Dridlerinde bu şekilde davranmaları
doğal karşılanabilir. Ancak Kelt Folk şarkılarında bile anlaşılamayan bazı ezber kavramlar olması
bir takım gizli bilgilerin Druidler dışında kimse tarafından öğrenilememesi istenmiş olabileceğini
gösteriyor.

Druidler bu tip bir eğitimi temel aldıkları için iyi eğitimli bir Druid yaklaşık 20 -25 yılda yetişebilmektedir.
Kadınların da kabul edildiği toplulukta kadın duridlerede Druidess denmekte. Druidlerin rahip sınıflarında
olduğu kendi aralarında da sınıfları vardı. Bu sınıflardan bazıları Ozanlar ve Kahin-şairlerdir. ( Bards ve
Ovates )

Druidler dinsel uygulamalarını şiirler üzerinde ve şairler ile yapmışlardır. Şairlerin medyumluk yaptığı
ve büyü ile ilgilendikleri bilinen bir gerçektir.

Tüm bunların toplamına Druidizm dendi. Hristiyanlık öncesi Britanya ve Galyada tamamen egemen bir
kültür geliştirdiler. Druidler Eğitimleri için Galyadan Britanyaya gitmekte idiler. Druidlerin ana merkezi
Angleseyde Büyük bir Druid okulu olduğu bazı kaynaklarda geçmektedir.

Julius Caesar İÖ 55 te İngiltereyi istila edmiştir. Bu istila ile Druidler Romaya bağlanmış ve kontrol
edilebilmeleri sağlanmıştır. Resmi din Hristiyanlık oldukdan sonrada tüm Druidler Rahip ve Rahibeleri
oluşturmuştur. Çok ilginç değilmi bir dini kabul ettikten sonra hazır olan bir sınıf tamamen bu dinin en
üst rütbelerine egemen olabiliyor. Bu tüm kadim uygarlıklarda aynen devam ediyor. Din değiştiren
tüm topluluklarda eski rahip sınıfları yeni dinin rahip sınıfına geçebiliyor.

Saksonyanın fethi öncesinde burada bulunan halkın barbar olduğu ve bir düzenleri olmadığı ispat edilmeye
çalışılmış olmasına rağmen yukarıda anlattıklarım ile bunun hiçte böyle olmadığı anlaşılabilmektedir.
Tunç çağını hızlı bir biçimde geçerek Demir çağını yakalamışlar muhteşem zırhlar ve aletler yapabilmişlerdir.
Kelt kültürünü barbar kültürü olarak göstermeye çalışan İngilizler ise her yerde bu kültürü yok etmeye çalışmaktalar

Keltler kendi aralarında sınıflarını gösteren işaretler ve renkler taşırlardı. Druidlerin Altını kullandıkları ve ziynet
eşyaları yapabildikleri bulunan arkeolojik buluntularda tesbit edilmiştir.

Druidizm arkeloglar tarafından tam olarak çözülebilmiş değil. Bu iş için yarım yüzyıldır çalışılmakta ancak halen
birçok nokta aytılatılmış değişdir. İngilizlerin birçok eski bilgiyi yok etmeleri nedeni ile aralarında kesin bağları kurmak
oldukça güç olmaktadır.

Druidlerin Stonehenge ve Kiklopik anıtları inşa ettikleri ve bunları gökyüzünü gözlemek için kullandıkları tesbit edilmiştir.
Britanya ve Galyada çok geniş alanlarda bu yapılar yer almıştır. Yapıların hangi hesapla ve düzenle yapıldıkları varsayımlarla
anlaşılmaya çalışılsa da tam bir çözümü bulunmamıştır.

En son bulgular ile Druidizm bir ağaç kültüydü bunun nedenleri şöyle sıralanabilir;
Avrupanın geniş bir alanın Meşe ağaçları kaplı olması nedeni ile insanların bu Meşe ağaçlarından etkilenerek bir Meşe
kültürü oluşturdukları.
Meşe ağacının meyvesi döneminde avrupada birçok ailenin temel besin malzemesi idi.
Eski roma ve yunan uygarlıklarında yer alan Tanrıların kralı Zeus meşe tanrısı idi.
Tüm bunların ortak noktasında geniş bir kült oluşturan Druidler bu ağaç kültüne Druidizm ismini verdiler.

Tüm bunlar bilim çevrelerince kabul edilen görüşler, ancak aslında Kelt kültüründe birşey gizlenmiştir.
En basitinden Stonehenge ve Kiklopiklerin neden yapıldığı sorusu gün gibi ortadadır, bunun bir ağaç kültürü
__________________






KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN


Yorum yazmadan önce lütfen okuyun

* 1- N-ok...tala,!!ma +işar:etlerine "dik"(kat ed?in.
* 2- BüYük hARf kÜçüK haRf OlayıNI atlAMAyın.
* 3- Bu "Dolar" i$areti de size i$ çıkarmasın artık.
* 4- Veenönemlisisözcükler arasındaboşlukbırakın.
* 5- A ma g erek siz bo şluk lar d an k açının.
* 6- Gösterin özen cümleleri kullanmamaya devrik.
* 7- Sözcüklari anlaşılur vea dorğu yazen.
* 8- Bu güzelim Türkçemize foreign wordlar katmayın.
* 9- In keys yu rayt Ingilis vords, it hez to bi andirsitendibil.
* 10- Türkçe’deki spesifik kelimeleri İRDELEMEYİN.
* 11- Narin maillerinizi naciz kibarlığınızla süslemeyiniz efenim.
* 12- Benim Türkçem mükemmeldir, NARSIST şeyler yazarsanız hemen anlarım.
* 13- Yazılarınızda kibar olun, meydan okumayın, yoksa sizi harcarım.
* 14- DiĞer yandan, TÜrkÇe karakter iŞinize geliyorsa yazIp gÖnderin.
* 15- Yazdığınızı yarım bırakmamaya lütfen özen gös...
* Türkçemizde Yha diye bir kelime mi var yHaa !..


darklight isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Yanıtla


Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO