Zet10 - Bilge Karakter Toplumu  


Geri git   Zet10 - Bilge Karakter Toplumu > Zet10.Com > Konusuz Konular

Konusuz Konular Burada Konusu Olmayan Paylasımları Bulabilirsiniz & Paylaşabilirsiniz



Yanıtla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 06-25-2008, 11:27 PM   #1
_MULTIFUNCTION_
 
darklight - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: May 2008
Nerden: C*
Mesajlar: 10.352
Tecrübe Puanı: 1000
darklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud ofdarklight has much to be proud of
darklight - MSN üzeri Mesaj gönder darklight - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart kotlar ölüme yol açabilir

Bilmiyorsunuz. Bilemezsiniz. Ne kadar kötü olursanız olun bu kadarını düşünemezsiniz.

Hadise şu: Blue jean veya kot denilen bu pantolonları beyazlatmak için kum kullanılıyor. Kum, çok yüksek bir basınçla kumaşlara püskürtülüyor ve orası beyazlıyor. "Taşlama" dedikleri şey bu.

İş güvenliği gelişmiş ülkelerde bu tamamen kapalı cam kutularda, neredeyse uzaktan kumanda ile yapılıyor.

Neden? Çünkü o kum ciğerlere girdiği anda sonu muhakkak ölüm olan Silikosis denilen hastalığa neden oluyor. Zira kumlar küçük çam parçaları gibi ciğerlere batıyor ve bir süre sonra ciğeri paramparça ediyor.

Peki Türkiye'de? AÇIKTA! Gencecik delikanlılar odalara sokuluyor, ağızlarına iş olsun diye, her nalburda bulunan uyduruk, alelade bir maske taktırılıyor ve veriliyor ellerine püskürtme aletleri. Bilmiyorlar mı çocukların öleceğini? BİLİYORLAR. Bile bile ölüme yolluyorlar. İnsanımızın cahilliğine, iyi niyetine, kimsesizliğine ve Türkiye'deki iş güvenliği denetiminin laçkalığına güvenerek.

Söz konusu kotlar öyle uyduruk markasız falan kotlar değil. Tanesi 350, 500 hatta 600 YTL'ye satılan çok ama çok bilinmiş dünya markaları..

Arkadaşım Nurgül, bir seneden beri bu çocukların avukatlığını yapıyor. Artık avukatlığını yapacağı kimse kalmadı çünkü birer birer öldüler.. Yazdığı mektubu olduğu gibi yayınlıyorum..
***

"Geçen yıl nisan ayında tanıştık. 24 yaşında, lise mezunu. ÖSS'yi kazanamamış askere gidene kadar kot işinde çalışmış. Askerden sonra öksürmeye başlamış. Para yok, doktora gidememiş. Ama öksürükler her geçen gün artmış. Sonunda arkadaşı Ertuğrul ile futbol oynayamaz olmuş. O zaman ne yapıp edip doktora görünmüş.

Teşhis koyamamış doktorlar. Bu arada yeşil kart çıkartmış. "Üşüttüm herhalde, geçer" derken kankası Ertuğrul da öksürmeye başlamış. Biri yirmi iki, diğeri yirmi beş. Gencecik yaşlarında başlamışlar dertlerine derman bulmaya.

Ertuğrul'un tekstil işinde çalışan sevdiği bir kız varmış. Onu daha çok görebilmek için girmiş fabrikaya. Asgari ücret gözüküyormuş maaşları ama daha az veriyormuş patron. Olsun. Kızı görüyormuş ya sık sık. Daha ne ister bir delikanlı...

İşi kotları beyazlatmak. Nasıl? Kum püskürterek.. Kapalı bir odada 8 kişi çalışıyorlarmış. Yere saçılan kumlar ziyan olmasın diye de gelberi ile toplayıp bir daha bir daha püskürtüyorlarmış. Bu kumun minik minik cam parçacıkları gibi ciğerlerine saplanıp orada kaldığını, patronun onlara iş değil de ÖLÜM verdiğini bilememişler tabii. Nasıl bilecekler ki. Doktorlar bile bilememiş. Tıp literatüründe "tekstil işçileri hastalığı" diye geçmiyor çünkü. Maden hastalığı, çömlekçi hastalığı diye geçiyor. O da ancak 30 yıl çalışmışsa.

Evlerine gittiğimde Nisan ayında olmamıza rağmen üşümesinler diye gürül gürül yanıyordu sobalar. İkisi de 40 kiloya kadar düşmüştü.

Salih, iki metrelik oksijen tüpüne "bu benim sevgilim" diyordu. "Onsuz bir şey yapamam ben abla" diyordu.

Bir işveren daha ne kadar kötü olabilirdi ki..

Ertuğrul'un artık iyileşme umudu yoktu. 1.80 boyunda olup da 40 kg kalınca kemikleri fena batıyordu. Doktorlar son umut akciğer nakli olabilirsiniz diyordu ama o artık buna da inanmıyordu.

Bir kaç ay sonra Salih'in kafası kızdı "Ben İzmir'e gidip akciğer nakli olacağım" dedi. "Erbaa'dan İzmir'e 40 kilo bile yoksun, yola dayanamazsın" demedi diyemedi kimse. Bir tek Ertuğrul dedi. Bu sefer ben yokum kanka. "Sen git" dedi. "Ben artık sadece rüyalarımda mutluyum" dedi. Rüyalarında sevdiği kız vardı, futbol vardı, koşmak, rahat nefes almak vardı. Gitmedi. Ağustos ayının ortalarında bir rüyaya daldı, bir daha uyanmadı...

Salih bir ay kadar daha direndi İzmir'de. "Abla yoğun bakımdayım ama iyiyim, nakil yapacaklar bana" diyordu. Eylül ayında Salih de rüyasına daldı...

İkisi de "abla biz ölsek de sen bizim davayı bırakma" dediler. Yarın duruşmaları var. Aynı işi yapan iki işçi daha hasta, işyeri kapandı. Ama tahmin ettiğimize göre 5000 işçi daha var bu işte aynı koşullarda çalışmaya devam eden. Yani ölecek olan. Ve buna dur diyen yok..

Türkiye'de iş hukuku alanında en yüksek manevi tazminat duyumlarımıza göre 100.000 YTL. Biz istedik 250.000 YTL. Ama ne olur bilemiyoruz. Bir Türk işçisi 100 tane marka kot edecek mi bakalım göreceğiz...

Ben cevabı biliyorum ya siz?
__________________






KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN


Yorum yazmadan önce lütfen okuyun

* 1- N-ok...tala,!!ma +işar:etlerine "dik"(kat ed?in.
* 2- BüYük hARf kÜçüK haRf OlayıNI atlAMAyın.
* 3- Bu "Dolar" i$areti de size i$ çıkarmasın artık.
* 4- Veenönemlisisözcükler arasındaboşlukbırakın.
* 5- A ma g erek siz bo şluk lar d an k açının.
* 6- Gösterin özen cümleleri kullanmamaya devrik.
* 7- Sözcüklari anlaşılur vea dorğu yazen.
* 8- Bu güzelim Türkçemize foreign wordlar katmayın.
* 9- In keys yu rayt Ingilis vords, it hez to bi andirsitendibil.
* 10- Türkçe’deki spesifik kelimeleri İRDELEMEYİN.
* 11- Narin maillerinizi naciz kibarlığınızla süslemeyiniz efenim.
* 12- Benim Türkçem mükemmeldir, NARSIST şeyler yazarsanız hemen anlarım.
* 13- Yazılarınızda kibar olun, meydan okumayın, yoksa sizi harcarım.
* 14- DiĞer yandan, TÜrkÇe karakter iŞinize geliyorsa yazIp gÖnderin.
* 15- Yazdığınızı yarım bırakmamaya lütfen özen gös...
* Türkçemizde Yha diye bir kelime mi var yHaa !..


darklight isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 06-27-2008, 10:03 PM   #2
Google Mania
 
mesefad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Nov 2007
Nerden: Google amca'dan :)
Mesajlar: 7.476
Tecrübe Puanı: 1000
mesefad has much to be proud ofmesefad has much to be proud ofmesefad has much to be proud ofmesefad has much to be proud ofmesefad has much to be proud ofmesefad has much to be proud ofmesefad has much to be proud ofmesefad has much to be proud of
mesefad - MSN üzeri Mesaj gönder mesefad - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

tskler duyarlılık isteyen bi konu .
mesefad isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Yanıtla


Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO