![]() |
|
|||||||
| Muhabbet Gayfe'si Her Türlü Dır Dır,bla bla lar Bu Bölümde ; Geyikoloji Merkezidir Ayrıcana (: |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#11 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
KAAN : 1.Hükümdar.2.Çin ve Moğol hükümdarlarına verilen ad.
KADEM : Uğur - Ayak adımı - Yarım arşın KADİR : Kuvvetli, güç sahibi - Değer, onur, şeref KADRİ : Değer, kıymetle ilgili KAĞAN : Kaan, hükümdar KAHRAMAN : Yiğit, cesur - Bir olayın baş kişisi KAMER : Ay - Sadık hizmetli KAMURAN : Arzusuna erişmiş KANDEMİR : Güçlü soydan gelen KANER : Yiğit soydan gelen. KARABEY : Esmer, rengi karaya çalan Bey KARACAN : Esmer - Küçük ağaçcık KARAHAN : 1.Tarihte bazı hanlara verilen ad.2. Anadolu'da bir devlet. KARATAY : Anadolu Selçuklu devlet adamı. KARAN : Kahraman, yürekli - Karanlık KARANALP : Esmer, karayağız, yiğit KARTAL : Çok güçlü, iri yırtıcı kuş KARTAY : Yaşlı, pir KAYA : Büyük, sert taş kütlesi KAYAHAN : Güçlü, sert hükümdar KAYHAN : Güçlü hükümdar KEMAL : Olgunluk - En yüksek değer - Erdem KENAN : Hz.Yakup'un ülkesi. Cennet, Filistin KEREM : Soyluluk - Cömertlik, bağış KEREMŞAH : Asil, soylu şah, hükümdar KERİM : Cömert - Ulu, büyük KILIÇ : Sivri uçlu,keskin, çelikten silah KILIÇALP : Kılıç gibi keskin, yiğit KILIÇHAN : Kılıç gibi keskin, güçlü yiğit KIRCA : Dolu - Ufak taneli kar - Borayla gelen yağmur KIRDAR : Ölçülü davranış KIRHAN : Kırçıl han KIVANÇ : Övünç, iftihar KORAL : Sınır muhafızı KORALP : Yiğit sınır muhafızı KOLÇAK : Yiğit, mert, koçak KORAY : Kor renkli ay. KORCAN : Ateşli, canlı KORÇAK : Heykel KOREL : Kor gibi etkili, yakıcı kişi KORHAN : Kor gibi kızgın hükümdar. KORKUT : Büyük dolu tanesi - Hayali yaratık KORTAN : Kor renkli tanyeri - Yalçın kaya - Pelikan KÖKER : Köklü soydan gelen KÖKSAL : Kökünü derinlemesine sal, soyun genişlesin KUBAT : Kaba, şişman KUBİLAY : Ünlü Moğol hükümdarı KUDRET : Güç, kuvvet - Allah'ın gücü - Zenginlik - Yetenek KUNTAY : Ay gibi sağlam, güçlü KUNTER : Sağlam, kuvvetli KUTAY : Uğurlu ay. KURTBEY : Kurt gibi atılgan, güçlü KUTAN : Dua, yalvarma - Saka kuşu KUTAY : Uğurlu ay KUTBAY : Uğurlu kişi KUTER : Kutlu uğurlu kişi. KUTHAN : Kutlu hükümdar KUTLAY : Kutlu, uğurlu ay KUTLU : Uğurlu, kutsal KÜRŞAT : Göktürk prensi
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|
|
|
#12 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
LAMİ : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
LATİF : Allah'ın kulu LEMA : Herşeye gücü yeten LEMİ : Becerikli,atılgan LEVENT : Dünya,varlık LOKMAN : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan LÜTFİ : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|
|
|
#13 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
MACİT : Şan, şeref sahibi - İyi ahlaklı
MAHİR : Becerikli, hünerli MAHMUT : Övülmeye değer, hamdolunmuş MANÇO : Manda yavrusu MANSUR : Yardım edilmiş - Allah'ın yardımıyla galip gelmiş MAZHAR : Bir şeyin göründüğü, çıktığı yer - Onurlanma MECİT : Çok ulu, yüce MECNUN : Cin çarpmış - Delice seven MEHMET : Muhammed isminin Türkçe'de söylenişi MELİH : Güzel, şirin, sevimli. MEMDUH : Övülmüş MENDERES : Bir akarsu yatağının az eğimli ovalarda çizdiği kıvrım MENGÜ : Ölümsüz, ebedi MENSUR : Saçılmış, dağılmış - Ölçüsüz, uyaksız söz MERİÇ : Balkan yarımadasında bir akarsu MERİH : Bir gezegen MERT : 1.Yiğit. 2.Sözünün eri, güvenilir kimse. MESUT : Mutlu, bahtiyar METE : Büyük Hun imparatoru. METİN : Metanetli, sağlam - Özü, sözü doğru MİTHAT : Övme MİRKELAM : Güzel, nazik konuşan MİRZA : Hükümdar soyundan gelen MUHAMMED : Yüce Peygamberimizin ismi - Tekrar tekrar övülmüş - Güzel huylu MURAT : 1.İstek. 2.Amaç. MURATHAN : Arzulu hükümdar MÜJDAT : Müjdeler, sevinçli haberler MÜŞFİK : Şefkatli, merhametli
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|
|
|
#14 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
NADİ : Haykıran, seslenen - Toplantı
NADİR : Az bulunur NAFİ : Yararlı - Şifa, hayırlı NAFİZ : Becerikli,atılganDelen, içeri işleyen - Etkili, sözü geçen NAHİT : Venüs gezegeni, zühre - Ergen NAİL : Muradına ermiş NASUH : Öğüt veren - Temiz NASUHİ : Bozulmaz biçimde tövbe eden NAŞİT : Şiir yazan, okuyan NAZIM : Düzenleyen - Manzume yazan NAZİF : Temiz - Zarif NECAT : Kurtulma NECDET : Kahramanlık, yiğitlik NEDİM : Tatlı , güzel konuşan NEDRET : Az bulunan, seyrek NEHAR : Gündüz NEJAT : Soy, nesil - Doğa, yaradılış NESİM : Yumuşak rüzgar - İyi, yumuşak huylu NEŞAT : Sevinç, neşe NEŞET : Meydana gelme, yetişme NEYZEN : Ney çalan NİDA : Bağırma,sesle çağırma, haykırma. NİHAT : Huy, yaradılış NOYAN : Baş komutan, bey. NUH : Üçüncü peygamber NURKAN : Aydınlık, temiz soydan gelen NÜZHET : Neşe - Ferahlık, sevinç
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|
|
|
#15 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
OGÜN : Belirli bir günde doğan
OĞAN : Güçlü, kuvvetli OĞUL : Erkek evlat - Kovandan çıkan arı topluluğu OĞULCAN : Can dost. OĞUR : Uğur - Samimi, içten OĞUZ : Saf, iyi yaradılışlı - Sağlam, güçlü OĞUZHAN : Yiğit han - Oğuzların efsane kahramanı OKAN : Anlama, öğrenme - Oğuz OKAY : Beğeni, ok gibi delici, ay gibi aydınlık. OKBAY : Ok gibi delici, saygın ve zengin kimse. OKCAN : Hareketli, canı tez OKER : Hızlı, hareketli OKTAR : Ok atan, okçu OKTAY : Öfkeli, sinirli OLCAY : Şanslı, talihli OLGUN : Bilgili, görgülü, iyi yetişmiş OMAÇ : Hedef, amaç OMAY : Seçkin, seçilmiş ONAT : İyi, güzel - Doğru ve dürüst nitelikli ONAY : Uygun bulma ONGAR : Kurtuluş ONGUN : Tam - Verimli, bayındır - Kutlu, uğurlu - Gelişmiş, gürbüz ONUR : Kişinin kendin saygısı, özsaygı ONURAL : Şan, şeref kazan ONURALP : Onuruyla tanınmış yiğit ONURHAN : Onurlu hükümdar ORÇUN : Ardıl, halef, oğul. ORHAN : Şehrin hakimi ORHUN : Orta Asya Türklerinde eski yazı türü. ORKAN : Hükümdar soyundan gelen. ORKUN : Çoban beyi. ORKUT : Kutsal şehir. ORTAÇ : Tepe - Mirasçı - Veliaht ORTUN : Ortanca kardeş OSMAN : Bir tür kuş - Osmanlı'nın kurucusu ORTUNÇ : Ateş renginde tunç OYTUN : Beğenilen güzel yer, kutsal. OZAN : 1.Halk şairi. 2.Şiir yazan kimse şair. OZGAN : Öne geçen, kazanan OZAN : 1.Halk şairi. 2.Şiir yazan kimse şair.
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|
|
|
#16 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
PAKER : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
PAKSOY : Allah'ın kulu PAMİR : Herşeye gücü yeten PARS : Becerikli,atılgan PAYDAŞ : Dünya,varlık PAYİDAR : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan PEKAY : Çok aydınlık, ay gibi ışıklı. PEKCAN : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan PEKEL : Sağlam, güçlü el. PEKER : Güçlü yiğit, çok sağlam. PEKİN : Doğruluğu kesinlikle bilinen. PERKER : Güçlü ve yiğit kişi. PERTEV : Dürüst,güvenilir PEYAM : Mutlu,sevinçli gün PEYKAN : Beyaz taç,gelin tacı PEYMAN : Aydınlık gece POLAT : Din uğruna çalışan POYRAZ : Yüce,ulu POZAN : Candan,cana yakın
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|
|
|
#17 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
RAFET : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
RAUF : Dünya,varlık RAMAZAN : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan RAMİM : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan RAMİM : Çok övülmüş,methedilmiş RABSİN : Beyaz ay,dolunay RAUF : Mutlu,sevinçli gün RECEP : Beyaz taç,gelin tacı REFİK : Din uğruna çalışan REHA : Candan,cana yakın REKİN : Gururlu, ağırbaşlı. RENAN : Kızıl kan RIDVAN : Aslan gibi cesur,savaşçı beyi RIZA : Yiğit,hükümdar RUHİ : Tek yiğit,prens RÜÇHAN : Orta Asya'da Tanrı dağı,bir Türk boyu RÜSTEM : Kızıl,al renkli Tuğ RÜŞTÜ : Armağan,hediye
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|
|
|
#18 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
SABRİ : Sabırla ilgili
SACİT : Secde eden SADRİ : Göğüsle ilgili SAİT : Mübarek, kutlu - Sevap kazanmış SAİM : Oruçlu SAKIP : Delen, delik açan - Çok parlak SALİH : Elverişli, yararlı - Dinin emirlerine uyan SALİM : Sağlam - Kusursuz, eksiksiz SAMET : Çok yüksek, çok ulu - Hiç kimseye ihtiyacı olmayan SAMİ : Dinleyen, duyan - Yüksek, yüce SAMİH : Cömert, eli açık SAMİM : Bir şeyin merkezi, içi SANBERK : Gücüyle tanınmış. SANCAR : Kısa kama - Saplar, batırır SANER : Ünlü tanınmış. SARGIN : Candan, içten SARP : Çetin, sert SARPER : Zoru başaran kişi. SAVAŞ : Uğraşma,mücadele,kavga - Silahlı mücadele, harp SEÇKİN : Niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, elit. SEDAT : Doğru, haklı SELCAN : Coşkun, taşkın SELÇUK : Güzel konuşan - Türk hükümdarı SELİM : Sağlam, doğru, kusursuz - Temiz, içten SEMİH : Cömert, eli açık SEMİN : Çok değerli. SERCAN : Sevgili, sevilen SERDAR : Başkumandan, başbuğ SERGEN : Raf, vitrin - Tepelerdeki düzlük - Yorgun SERHAN : Kurt, canavar - Şarkıcıların başı SERHAT : Sınır - İki devlet arasındaki sınır SERKAN : Soylu kan, başkan SERKUT : Mutlu, talihli SERMET : Ebediyet, sonsuzluk SERTAÇ : Çok sevilen, sayılan SERTUĞ : Baş tacı edilen. SERVER : Başkan, reis SEZAİ : Uygun, yaraşan SEZER : Duyar, hisseder SEZGİN : Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı SITKI : İç temizliğiyle, doğrulukla ilgili SİMAVİ : Yüzle, çehreyle ilgili SİNAN : Mızrak, süngü gibi silahların sivri ucu SÖMER : Katışıksız güçlü SONER : Son doğan yiğit SONGUR : Şahin - Ağır, hantal SOYSAL : Uygar SÖKMEN : Yiğitlere veilen san SUAVİ : Değişmeyen - Kanıtlanmış SUNAR: Sunan, takdim eden SÜHEYL : Kutlu, uğurlu SÜLEYMAN : Saflık, temizlik SÜMER : Mübarek, kutlu - Sevap kazanmış ŞAHAN : Padişahlar, hükümdarlar, tahtlar. ŞAYAN : Yakışır, yaraşır. Uygun ŞAFAK : Güneş doğmadan önce ufukta beliren aydınlık ŞAHİN : Büyük, yırtıcı kuş ŞANSAL : Niteliklerinle ünlen, tanın ŞANVER : İyi niteliklerin bilinsin, duyulsun ŞEHZADE : Hükümdar oğlu ŞENEL : Neşelen, mutlu ol ŞENER : Mutlu, neşeli ŞENOL : Her zaman neşeli, mutlu ol ŞENSOY : Neşeli, mutlu soydan gelen ŞEREF : İyi ahlak ve fazilet sonucu oluşan manevi yücelik - İyi ün ŞERİF : Şerefli, kutsal - Soylu, temiz ŞEVKET : Büyüklük, heybet ŞÜKRÜ : Şükürle, minnettarlıkla ilgili
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|
|
|
#19 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
TAHA : Kuran'da bir sure adı.
TALAY : Gereğinden çok. TALİP : Arayan, isteyen - Alıcı müşteri TAMAY : Dolunay TAMER : Nitelikli, sayılan kişi TAN : Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, şafak zamanı TANAY : Şafaktaki ay. TANBERK : Şafak çizgisi - Parlayan şimşek TANER : Şafak gibi aydınlık yiğit TANJU : Çinlilerin Türk hükümdarlarına verdiği ad TANKUT : Kutlu, uğurlu sabah TANSEL : Şafak seli, ışık seli TARCAN : Ayrıcalıklı dost. TARHAN : Oğuzlarda demirci ustası - Tüccarlar - Han ve komutan ünvanı TARIK : Sabah yıldızı, Zühre, Venüs TARKAN : İslam'dan önce Türklerin kullandığı vekil, vezir gibi san TAŞKIN : Coşmuş, taşmış halde bulunan - Akarsuların taşması TAYFUN : Okyanuslarda görülen fırtına TAYFUR : Küçük bir kuş türü TAYGÜN : Çocuk, torun TAYKUT : Kutlu, uğurlu çocuk. TAYLAN : Yakışıklı ve sırım gibi genç. TAYLAN : Yakışıklı ve sırım gibi genç. TEKAY : Eşi benzeri görülmemiş TEKCAN : Değerli, eşsiz TEKİN : Tek, eşsiz - Uyanık, tetikte TERCAN : Genç, delikanlı - Kırmızı buğday TEOMAN : Hun İmparatoru Mete'nin babası TEVFİK : Uygun düşme, uyma - Başarma - Allah'ın yardımına ulaşma TEZCAN : Telaşlı, heyecanlı TİMUÇİN : Moğol İmparatoru Cengiz - Katı, sağlam demir TİMUR : Demir - Türk-Moğol İmparatoru TOLAY : 1.Cemaat. 2.Topluluk. TOLGA : Savaşçıların giydikleri demir başlık TOPRAK : Yer kabuğunun yüzey bölümü TOYGAR : Tarlakuşu, turgay TUFAN : Nuh Peygamber zamanındaki güçlü yağmur TUGAY : İki alaydan oluşan askeri birlik TUĞRUL : Ak doğan - Selçuklu'nun kurucusu TUNA : Çok bol - Yavru - Görkemli, gösterişli - Bir akarsu TUNCAY : Tunç renkli ay TUNCER : Tunç gibi kuvvetli TUNÇ : Bakır, çinko, kalay karışımı TURAN : Türklerin en eski yurtlarına verilen ad TURGAY : Boz renkli, tarlalarda bulunan bir tür serçe TURGUT : Oturulacak yer, konut TURHAN : Soylu, seçkin TÜRKER : Yiğit Türk
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|
|
|
#20 | ||
|
_MULTIFUNCTION_
![]() ![]() |
UÇAR : Sezgi, anlayış, dikkat
UFUK : Herşeye gücü yeten UĞUR : Becerikli,atılgan UĞURALP : Dünya,varlık UĞURCAN : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan ULAÇ : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan ULAŞ : Çok övülmüş,methedilmiş ULUÇ : Beyaz ay,dolunay ULUĞ : Yüce ve saygın kişi. UMUR : 1.Aldırış etme. 2.Tecrübesi çok olan, deneyimli. UMUT : Beyaz taç,gelin tacı URAL : Aydınlık gece UTKAN : Din uğruna çalışan UTKU : Yüce,ulu UYGUR : Şanı şerefi en yüksek olan UZAY : Kızıl kan ÜLKER : Boğa burcunda yedi yıldızdan biri ÜLGEN : Yüce, ulu - İyilik tanrısı ÜMİTCAN : Umutlu, hayırlı dost. ÜMİT : Umut Ünal : Adın duyulsun, tanın ÜNALP : Tanınmış, ünlü yiğit ÜNKAN : Tanınmış soydan gelen ÜNER : Tanınmış, ünlü ÜNAY : Ay gibi güzel ve şöhretli.
__________________
KIRIK LİNKLERİ BİLDİRİN İlâhi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mi’rac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkınla gönlümü bî-karar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım, lütfuna geldim. Kulluk edemedim, affına geldim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet. Neş’eni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam. Sen söyletmezsen ben söyleyemem. Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yâr et bize erdirdiklerini. |
||
|
|
|