![]() |
|
|
#41 | ||
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2007
Nerden: --...--
Mesajlar: 8.427
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() |
KUM
Sen kum nedir bilmezsin Deniz gormedin ki. Yum gozlerini zamani dusun, Deniz bir gozunde Kum bir gozundedir. Sen tas nedir bilmezsin Daga cikmadin ki. Yuru ufuklara dogru, Dag bir ayaginda Tas bir ayagindadir. Sen kul nedir bilmezsin Ates yakmadin ki, Uzat ellerini gokyuzune, Ates bir elinde Kul bir elindedir. Sen kan nedir bilmezsin Olmedin, oldurmedin ki. Yat topraga boylu boyunca, Olum bir yaninda Kan bir yanindadir. Sen ask nedir bilmezsin Beni sevmedin ki. Agla, aglayabildigin kadar, Butun guzellikler sende Ask bendedir
__________________
|
||
|
|
|
|
|
#43 | ||
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2007
Nerden: --...--
Mesajlar: 8.427
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() |
KAYIP SEVDA
Bir yandan türkü söyler Bir yandan yürür ağlıyarak, Sevdası rüzgâr gibi iter Dere boyunca yalnayak. Nilüferler gibi solgun Ophelia! Yanaklarına yapışır saçları. Açılır etekleri suyun yüzünde, Seyrederdi söğüt ağaçları. İnsan kalbi o zamanlar da vardı Daha küçüktü, daha kırmızıydı ama şimdikinden Kopardılar kalbini Ophelia@nın Nilüferler gibi sarardı. Şimdi de kızlar sokaklarda, Minnacık eller, ayaklar, saçlar. Ama nerde onlar, nerde Ophelia Nerde evvel zaman içindeki aşklar. Sevdamız kayboldu zamanlarda. Dişi ceylânla erkek ceylân Ayrı yönlere koşar gider. Bir sevişmek kaldı romanlarda.
__________________
|
||
|
|
|
|
|
#44 | ||
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2007
Nerden: --...--
Mesajlar: 8.427
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() |
KENDISINI UNUTMUS
Bütün aşkların kitabı elinde Sevilmemiş yinlerin balosuna gitti. Öyle kalabalıktı ki, Sevdiğini anlamadı. Bütün kapıların anahtarı elinde Öpülmemiş dudakların balosuna gitti. Öyle aydınlıktı ki, Öptüğünü anlamadı. Işıklarla örtünmüştü çıplaklık, Renklere uzandı, susamış, Beyazlıklar arasında kayboldu bakışları. Gözleri yaşamıyordu artık. Şekilleri çağırmaya gitti, kandıracak. Elleri aranıyor, tutamıyordu. Elleri, elleriydi kurtaracak, Artık yaşamıyordu. Bir yanda gelen o dinmeyen aydınlık, Aldıkça alan. Bir yanda giden bir noktaydı karanlık, Ellerinde başlayan, gözlerinde biten. Bağırdı, kan gibi aktı sesi, Aşamadı dışının duvarından. Elinde bütün aşkların kitabı, Anlatıyordu aldatan aydınlıklarından. Elinde bütün kapıların anahtarı, Ve unutulmuş bir duvarda, kendi kapısı... Varamadı. Ora öyle karanlıktı ki. Öldüğünü anlamadı.
__________________
|
||
|
|
|
|
|
#46 | ||
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2007
Nerden: --...--
Mesajlar: 8.427
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() |
KURŞUN YARASI
Istedigin zaman, rasladigin yerde Kiyasiya olmali beni vurusun Kanim gunlerce akmali caddelerde Tam kalbime degmeli attigin kursun Ya kalbime ya alnimin ortasina En can alacak yerime nisan al Care bulunmaz her kursun yarasina Beni oldur ve acik gozlerime dal Bir eser olmasin icinde korkudan Tetigi kininle, garezinle cek Kursun degil olum cikmali namludan Birak benim kanim olsun dokulecek En son kursunun da olsa namluya sur Nasil olsa olum var, bari sen oldur
__________________
|
||
|
|
|
|
|
#47 | ||
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2007
Nerden: --...--
Mesajlar: 8.427
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() |
KARIŞAN SAATLER İÇİNDE
Karışan saatler içinde hâtırana Bazı sabahlarla ikindiler yan yana, Değişik gülleri sanki tek bir baharın; Bâkir hülyasıyla beyaz ve ürkek yarın, O sükût bahçesi, ufkunda kuş yerine Hasret kanat çırpar düşünen ellerine... Hep aynı nağmede çılgın dolaşan yaylar, Bir yıldız kervanı gibi haftalar, aylar Hep aynı hayalin peşinde bu yolculuk, Hep gül yangını ve bahar sıtması ufuk... Tenha bir ucunda gecenin bir sır gibi Fısıldanan adın kardeş, dost ve sevgili, Durgun havuzların süsü ten rengi çiçek Bir mevsim cümbüşü içinde süzülerek Ömrün gecesinde ve kader rüzgârında Bir ürperme olur çıplak omuzlarında...
__________________
|
||
|
|
|
|
|
#48 | ||
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2007
Nerden: --...--
Mesajlar: 8.427
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() |
KÜL OLAN
Bu kentte sorular yasaklanmıştır böyle diyorlar fısıldarcasına ve ürkek ve diyorlar ki gidip anlatılsın bir kez çare düünsün tarih denilen bilici Gidip anlatılsın beklenen yolculara aşklar küllenmeden ve beynimizi büsbütün kemirmeden veba yetişsin durmadan yolu gözlenen Bu kentin sorusunu yanıtla ey yanılmaz olan kahret ya da ışıklandır ve de ki: -Siz ki yangın yıllarından geliyorsunuz umuda bağlanmak umutsuzluktur ancak Ve sen ey bilici, de ki: -Bu masal çok anlatıldı önceleri çocuklar da susturuldu her defa karartıldı evlerin bütün ışıkları -Ve direnmeyi bilmiyorsanız kül olun savrulun dağlara taşlara belki hayat yeniden fışkıracaktır o zaman bu kentin ışıksız varoşlarından Bir sfenksten söz ediliyor durmadan yakınmış kahredilmesi
__________________
|
||
|
|
|
|
|
#49 | ||
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2007
Nerden: --...--
Mesajlar: 8.427
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() |
KORKU CICEKLERI
Ne peygamber-, ne de can çiçekleri Ne de buhûrumeryem; Hep korku çiçekleri Oldu saksılarımızı süsleyen. Ürkek bezgin baktığımız göklerden Yarınlara güvendi umduğumuz. Çocuklar, evler ve ekmek... Ama mutlu muyuz? Zehirli, yeşerirse toprakta Bir tohum, içtiği baldıranlardan Açar korku çiçekleri, yozlasmış tür. Yeni aşı ister, budamak ister Bizden geçmiştir. Vardığımız her çizgi bir duvar kesildi Kaygan küfler aşamayınca. Ve ne olur bilirsin Ve güzeldir dünya... Yaşamayınca...
__________________
|
||
|
|
|
![]() |
| Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|