Zet10 - Bilge Karakter Toplumu  


Geri git   Zet10 - Bilge Karakter Toplumu > Eğitim - Genel Kültür > Genel Kültür Konuları > ŞiirLer - GüzeL SözLer



Yanıtla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 12-06-2007, 08:19 PM   #1
DANGER SECURİTY
 
M@D_HE@RT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 4.891
Tecrübe Puanı: 1000
M@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond reputeM@D_HE@RT has a reputation beyond repute
Ayrılık ne bılıyormusun

Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrilik!

İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık.
Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin.
Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
Güneşin bir ceza gibi doğmasi dünyaya.
İki adımdan biri insanın, sevincin kundakçısı,
hüznün armasi ayrılık.

O küçük ölüm!

Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.

Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından gidip ağzını yıkadığında başlamıştı.
Ben bulutları gösterirken,
"bulmacanın beş harfli yemek sorusuna" yanıt aramanla halkalanmış,
"Aşkın şarabının ağzını açtım, yar yüzünden içti murt bende kaldı"
türküsü tenimde düğümlenirken, odadan çıkışınla yolunu tutmuş,
Dağlarda öldürülen çocukların fotograflarını bir kenara itip,
"bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı? "
diye sorduğunda varacağı yere varmıştı çoktan.

Simdi anlıyor musun gidişinin neden ayrılık olmadığını,
bir yapragın düşmesi kadar ancak, acısı ve ağırlığı olduğunu.
Bir toplama işleminin sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını...
Boşluğa bir boşluk katmadığını, kar yağdirmadığını yaz ortasında...

Ne mi yapacağım bundan sonra?

Ayak izlerimi silmek için sana gelen bütün yolları tersinden yürüyeceğim önce.
Şiir yazmayacağım bir süre,
Fotoğraflarını günese koyacağım, bir an önce sararsınlar diye.
Hediyelik eşya satan dükkanların önünden geçmeyeceğim.
Senin için biriktirdigim yağmur suyunu, bir gül ağacının dibine dökeceğim.
Falcı kadınlara inanmayacağim artık.
Trafik polislerine adres sormayacağım,
Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle gülmeyeceğim kimseye....

Ne yapacagımı sanıyorsun ki?

Tenin tenime bu kadar sinmisken,
ömrüm azala azala önümden akarken,
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,
bıraktığın bosluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım.
__________________


Nurşani'yem sen ölürsen nem kalır
İnsan isen birkaç seven can kalır
Zalım zulum eder sanma nam kalır
İnsana insanlık kinler yabancı

Aman ha gardaşım ölüm isteme,
Mezara kefene paran mı vardır,
Alırsa canını denizler alsın,
Başka kurtuluşun çaren mi vardır..
M@D_HE@RT isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Yanıtla


Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO