![]() |
|
|
#1 | ||
|
Google Mania
![]() ![]() |
Yüzölcümü:5.712 km²
Trafik No: 34 Telefonkodu: 212,216 Bölge: Marmara ILÇELER: Adalar, Bakirköy, Besiktas, Beykoz, Beyoglu, Eminönü, Eyüb,Fatih, Gazi Osman Pasa, Kadiköy, Kâgithane, Kartal, Küçükçekmece,Pendik, Sariyer, Sisli, Ümraniye, Üsküdar,Zeytinburnu,Büyükçekmece, Çatalca, Silivri, Sile, Avcilar,Bagcilar, Bahçelievler, Bayrampasa, Esenler, Güngören,Maltepe, Sultanbeyli, Tuzla. Istanbul TARIHCE Her ne kadar tarihi sehirde daha erken buluntulara rastlanmamis ise de; kentin Haliç bölgesinde ve Asya kisminda yapilan kazilarda ele geçen buluntular bölgedeki ilk yerlesimin MÖ 3 Bin yillarina dayandigini göstermektedir. Byzantion olarak anilan kentin Akropolü bugünkü Topkapi Sarayinin bulundugu alanda yer almaktaydi. Haliç, günümüzde de kullanilmakta olan sakin bir limana sahiptir. Buradan baslayan kuvvetli bir sur sehri çevreleyerek Marmara Denizi'ne ulasirdi. Byzantion, bir liman ve ticaret sehri olarak Roma Imparatorlugu döneminde de yasamini sürdürürken, M.S. 191 yilinda baslayan ve iki yili asan bir kusatmadan sonra Roma Imparatoru Septimus Severius tarafindan fethedilerek yerle bir edilmistir. Ayni Imparator tarafindan sonradan bastan insa edilen sehir genisletilmis ve yeniden donatilmistir. M.S. 4. yüzyilda Roma Impatorlugu çok genislemis, Istanbul stratejik konumundan dolayi Imparator Büyük Konstantin tarafindan Romanin yerine yeni baskent olarak seçilmistir. Kent 6 yili askin bir sürede yeniden düzenlenmis, surlar genisletilmis, bir çok tapinak, resmi binalar, saraylar, hamamlar ve hipodrom insa edilmistir. 330 yilinda yapilan büyük merasimlerle kentin Roma Imparatorlugunun baskenti oldugu resmen açiklanmistir. Yakin çagin basladigi dönemde Ikinci Roma ve Yeni Roma adlari ile anilan kent, daha sonra "Byzantion" ve geç devirlerde Konstantinopolis olarak adlandirilmistir. Halk arasinda ise kentin adi tarih boyunca "Polis" olarak anila gelmistir. Büyük Konstantin'den sonraki imparatorlarin sehri güzellestirme çabalarinin devam ettigi görülür. Kentteki ilk kiliseler de Konstantin'den sonra insa edilmistir. Bati Roma Imparatorlugunun 5. yüzyilda çökmesi nedeniyle Istanbul uzun seneler Dogu Roma Imparatorlugunun (Bizans) baskenti olmustur. Bizans döneminde yeniden insa edilen kent surlarla tekrar genisletilmistir. Günümüzdeki 6492 m. uzunlugundaki ihtisamli sehir surlari Imparator Il. Theodosius tarafindan yaptirilmistir. 6. yüzyilda nüfusu yarim milyonu asan kentte, Imparator Justinyen idaresinde bir altin çag daha yasanmistir. Günümüze gelen meshur Ayasofya, bu Imparatorun eseridir. Bizans Imparatorlugu ve baskent Istanbul'un sonraki tarihi, saray ve kilise entrikalari, Iran ve Arap saldirilari ve sik degisen imparator sülalelerinin kanli kavgalari ile doludur. 726-842 yillari arasinda kara bir devir olan Latin egemenligi, 4. Haçli seferinin 1204 yilinda sehri istilasi ile baslamis, tüm kilise ve manastirlar ile abidelere kadar sehir yillar boyu talan edilmistir. 1261'de idaresi tekrar Bizanslilarin eline geçen kent eski zenginligine tekrar kavusamamistir. Kent, 53 günlük bir kusatma sonrasi 1453'te Türklerin eline geçmistir. Fatih Sultan Mehmet'in savas tarihinde ilk defa kullanilan iri boyutlardaki toplari Istanbul surlarinin asilmasinin bir sebebidir. Osmanli Imparatorlugunun baskenti buraya tasinmis, ülkenin çesitli yerlerinden getirilen göçmenlerle sehir nüfusu arttirilmis, bos ve harap olan sehrin imar çalismalarina baslanmistir. Sehrin eski halkina din hürriyeti ve sosyal haklar taniyarak, yasamlarini sürdürmeleri saglanmistir. Fatihin tanidigi haklardan dolayi Hiristiyan Ortodoks Kilisesinin basi olan Patrikhane günümüze kadar yerinde kalmistir. Fetihten yüzyil sonra da Türk Sanati sehre damgasini vurmus, kubbeler ve minareler sehir siluetine hakim olmustur.16. yüzyildan itibaren de Osmanli Sultanlarinin Halife olmalarindan ötürü Istanbul tüm Islam dünyasinin da merkezi olmustur. Sultanlarin idaresinde sehir tamamen imar edilmis, büyüleyici bir atmosfere bürünmüstür. Bu devirdeki Istanbul tarihinin renkli sayfalarinda, genis bölgeleri tahrip eden, sik sik çikan yanginlar vardir. Eski akropolde kurulu Sultan Sarayi Bogaziçi'nin ve Haliç'in essiz manzarasina hakimdir. 19. yüzyildan itibaren Bati dünyasi ile siklasan temaslar sonrasi, camiler ve saraylar, Avrupa mimarisi tarzinda, Bogaziçi kiyilarina insa edilmeye baslanmistir. Kisa sürede insa edilen bir çok saray çöküs devrinin de sembolleridir. Istanbul, bir diger dünya imparatorlugunun sona ermesine I. Dünya Savasinin bitisine sahit olmustur. COĞRAFYA İstanbul, Avrupa ile Asya kıtaları arasında köprü görevi gören, bunların birbirine en çok yaklaştığı iki uç üzerinde kurulmuş bir şehirdir. Bu uçlar Avrupa kıtasında Çatalca, Asya kıtasında ise Kocaeli; güneyden Marmara ve Bursa, güneybatıdan Tekirdağ ve kuzeybatıdan Kırklareli ile çevrilidir. Şehrin adını aldığı ve Haliç ile Marmara arasında kalan yarımada üzerinde bulunan asıl İstanbul 253 km², bütünü ise 5712 km² 'dir. Marmara denizindeki Adalar da İstanbul iline dahildir.İstanbul çevresinin bitki örtüsü, Akdeniz iklimi bitkilerini andırır. Bölgede en çok görülen bitki türü makidir. Bu bitkiler uzun ve kurak bir yaz mevsimine kendini uydurmuştur. Fakat iklimin özelliği dolayısı ile tepeler çıplak değildir. Yer yer görülen ormanlık alanların en önemlisi kentin 20 km. kuzeyindeki Belgrad Ormanı'dır.İstanbul ilinde büyük akarsu yoktur. En büyük akarsu, aynı zamanda Kocaeli Yarımadası'nın da en büyük suyu olan Riva çayıdır. 71 km. olan Riva Çayı, kaynaklarını Kocaeli ilinden alır ve güneydoğu kuzeybatı yönünde akarak Riva köyü yakınlarında Karadeniz'e dökülür. Boğaza dökülen suların en önemlileri Küçüksu ve Göksu dereleridir. Bunlardan başka Haliç 'e dökülen Kağıthane ve Alibey Dereleri, Küçükçekmece Gölüne dökülen Sazlıdere, Büyükçekmece Gölüne dökülen Karasu Deresi, Terkos Gölüne dökülen Trança Deresi, İstanbul İlinin belli başlı akarsularıdır. İlde küçük fakat önemli üç göl vardır. Bunların üçü de Avrupa yakasındadır. Denizden ayrılmış olan Terkos Gölünün suyu tatlıdır. Kentin suyu buradan sağlanır. Marmara Denizi kıyısında bulunan Küçükçekmece (11 km²) ve Büyükçekmece (16 km²) Göllerinin suları denizle temasları olduğu için tuzludur.Yaz ayları genellikle sıcak geçen, kış aylan bölgeyi etkisi altına alan sistemlere bağlı olarak fazla soğuk geçmeyen İstanbul, Akdeniz ikliminin özelliklerini taşıyor görünse de, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı'nın etkisiyle farklı özellikler taşır. Kış aylarında Karadeniz'den gelen soğuk-kuru hava kütlesi ile Balkanlardan gelen soğuk-yağışlı hava kütlesinin özellikle Akdeniz'den gelen ılık ve yağışlı güneyli hava kütlelerinin etkisi altındadır. Bütün ilde Karadeniz'in soğukça yağışlı (poyrazlı) havasıyla Akdeniz'in ılık (lodoslu) havası birbirini izler. İlde yaz-kış, gece-gündüz arasında büyük ısı farkları görülmez. NE YENIR? İstanbul mutfağında, kuzu, koyun veya dana etine ilave edilen çeşitli sebzeler esas yemeklerdir. Pilav, börek çeşitleri, bulgur, kuru fasulye, zengin zeytinyağlı sebzeler yan öğünler olarak servis yapılır. Köfte ve şiş kebabı, döner kebap veya acılı, yoğurtlu, patlıcanlı diğer kebap çeşitlerinin makbulleri özel kebapçılarda bulunur. Hamur tartları, baklava, kadayıf ve benzerlerinin hakiki lezzetlisi, bu işi bazen birkaç nesildir devam ettiren küçük dükkanlardan temin edilir. İstanbul'da da çeşitli milletlerin lokantaları mevcuttur. Fast-food, hızlı atıştırma servisi veren çok sayıda mekan mevcuttur. Ancak lezzetli yöresel yemekler tipik lokantalarda tadılır. Rakı ve ayran, en meşhur iki Türk milli içkisidir. Her ikisi de süt rengindedir: Alkollü olanı rakı; su katınca beyazlaşan sert bir içkidir. Diğeri ise sulandırılmış yoğurttan imal edilen serinletici; ayrandır. Rakı aperatif olarak kuru yemiş veya kavun ve beyaz peynir ile, yemek süresinde çeşitli meze çeşitleri ile alınabilir, başka içkiler ile birlikte içilmez. Şarabın ve biranın ana yurdu Anadolu topraklarıdır. İstanbul'dan Yemek Tarifleri Bakla fava250 gr. iç bakla 1 adet küçük boy havuç 2 diş sarımsak 1 adet küçük soğan 1 kahve fincanı zeytinyağı 1/2 demet dereotu 1 adet limon Hazırlanışı: baklalar iyice yıkanır ve tencereye alınır. Doğranmış havuç, sarımsak ve soğan ilave edilir. Karışımı 2 parmak geçecek kadar su ilave edilir ve kaynatılır. Kaynamaya başladıktan sonra üzerinde biriken köpükler bir kevgir yardımı ile alınır. Zeytinyağı ilave edilerek kaynatmaya devam edilir. Çırpma teli ile püre haline gelene kadar sık sık karıştırılır. doğranmış dereotu eklenir. Suyunu çektikten sonra püre haline gelen karışım yayvan bir tepsiye dökülür ve soğumaya bırakılır. Kare veya baklava dilimi şeklinde kesilir, üzerine limon suyu ve zeytinyağı dökülerek servis edilir. Lakerda 1 kg. torik veya palamut Tuz Hazırlanışı: Balıklar temizlenir ve buzlu suda 24 saat bekletilir. Sudan çıkarılan balıklar iyice temizlendikten sonra tekrar buzlu ve tuzlu suda bekletilir. Her gün yeniden temizlenir ve bu işlem 4 gün boyunca tekrarlanır. En sonunda balıklar sudan çıkarılır ve iyice kurulanır. Cam veya teneke kaplara üzerine bol tuz dökülerek yerleştirilir. Yeneceği zaman ince dilimler halinde kesilerek servis edilir. Beyinli Beykoz kebabı 500 gr. parça et 4 adet kuzu beyni 2 yemek kaşığı margarin 2 adet soğan 1 adet havuç 1 adet patates tuz karabiber Hazırlanışı: Beyinler sirkeli suda haşlanır ve kuşbaşı şeklinde doğranır. Soğan yemeklik doğranır. Yağda etle birlikte kavrulur. Üzerine 2 su bardağı su ekleyip 30 dakika kadar pişirilir. Bu arada üzerinde biriken köpükler alınır. Havuç ve patatesler doğranır. Kaynamakta olan etin üzerine tuz ve karabiber ile birlikte ilave edilir. Sebzeler yumuşadıktan sonra doğranmış beyinler, etlerin üzerine serpiştirilir ve birkaç dakika daha pişirilir. Sıcak olarak servis edilir.
__________________
Bir de sen bırak beni Unut gittiğin bir yerde Kim kaldı ki Çok büyüdüm sayende ![]() |
||
|
|
|
|
|
#2 | ||
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Dec 2007
Nerden: AkLım FiRaRdA !
Mesajlar: 6.238
Tecrübe Puanı: 8 ![]() |
İstanbul zaten güzel bi şehirdir herzaman
eline sağlık sefa abi tşk
__________________
İki Tanık var Biri dilim bir kalemim olanı biteni sindirdim yeter bana kendi derdim ...! Sedatcan şıkkı seçti, 3 yanlışım bir doğrumla çekti gitti.Bütün hikayem burda bitti. |
||
|
|
|
![]() |
| Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|