Zet10 - Bilge Karakter Toplumu  


Geri git   Zet10 - Bilge Karakter Toplumu > Eğitim - Genel Kültür > Türk ve Dünya Tarihi - Mustafa Kemal Atatürk

Türk ve Dünya Tarihi - Mustafa Kemal Atatürk Türk - Dünya tarihi & Mustafa Kemal Hakkında Her Türlü Paylaşım !



Yanıtla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 07-27-2008, 01:32 PM   #1
 
kaf_kef - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Dec 2007
Nerden: AkLım FiRaRdA !
Mesajlar: 6.238
Tecrübe Puanı: 8
kaf_kef is on a distinguished road
Standart KurŞunla İstİklal MarŞi

KURSUNLA ISTIKLAL MARSI....
>
> Hakan Evrensel emekli bir subaydir. Güneydogu Anadolu'da terörle
> Mücadele etmistir. Evrensel daha sonra istifa ederek, Güneydogu
> Öyküleri-1,2,3 adli üç kitap yayinlamistir.
> Bu kitapta subay, doktor, hakim, savci, er Güneydogu Anadolu'da
> emperyalizmin isbirlikçisi PKK'ya karsi mücadele edenlerin mücadele
> anilari anlatilir. Üç kitap da defalarca basilmistir. Simdi üç cilt
> bir arada "Güneydogu Öyküleri" adi ile yayinlandi. Ogullarinin
> yigitligini anlamak isteyen bir milletin okumasi gereken bir kitaptir
>
>
> Evrensel'in kitabi. Bütün kitapçilarda bulmak mümkün. Size bu
> kitaptan bir hakimin anilarini aktarmak istiyorum.
> Güneydogu'nun küçük bir ilçesinde görev yapan hakim, ilçe disindaki
> lojmanindan görünen karakolun bir gecesini söyle anlatir:
>
> "Lojmanimizin balkonundan o karakol görünürdü. Yaklasik bir aydir her
> istihbarat kaynagindan karakolun basilacagi haberi geliyordu. Üstelik
> baskinin simdiye kadar yapilanlardan çok daha büyük olacagi
>söyleniyordu.
> Yakin birliklerden timler getirildi, karakolun etrafina mayinlar
> dösendi, agir silahlarla takviyeler yapildi ve baskin beklenmeye
> baslandi. "En son gelen istihbaratta baskinin saati ve baskina
> katilacak terörist sayisi bile veriliyordu. 22:10, 500 terörist.
>Karakol o gün basilmadi."Bir gün sonra, bildirilen saatte cehennem
>basladi. Balkonumuzdan izledigim dehset dolu manzarada, daire haline
>gelmis teröristlerin, dairenin ortasina, gecenin karanliginda atesleri
>parildayan silahlari ateslediklerini görüyordum. Karakolun, havan ve
>roket mermilerinin patladigi yerde oldugunu biliyorduk.
> Tam anlamiyla çember içine almislardi. Lojmandan ayrilip dogruca
> jandarmanin binasina gittik. Karakolun merkezi, telsizle, sürekli
>timlerden durumlarini bildirmelerini istiyor; dis emniyette bulunan
>timler de bu çagrilara cevap veriyor, havan ve uçaksavar atesi
>istedikleri yerleri de tarif ediyorlardi.
>
> "Bir süre sonra telsiz konusmalari, timlerden birinin üzerine
>
>yogunlasti.
> Timden bir türlü cevap alinamiyordu. Üst üste, defalarca çagri
> yapiliyor ancak bir türlü timle irtibata geçilemiyordu. Konusmalari
> takip eden askerler timden ümitlerini kesmislerdi. Ama bir yandan da
> çagrilar devam ediyordu. Bir saat kadar sonra, telsizden bitkin bir
>ses duyuldu:
> "Yaralilarim var, yaralilarimi alin." Tüylerimiz diken diken
>olmustu. Hemen cevap verildi. "Tamam Suat 3, sakin olun, az sonra
>birlik çikacak. "Ilk yarali haberi, bu saatlerdir aranan timden
>gelmisti. Tim komutani konusurken arkadan silah sesleri duyuluyordu.
>
> Herkes bu sözler üzerine yorum yapiyordu. Telsizin basindaki tim
> komutanlarindan biri, bu timde sehit oldugundan emindi. Merkezden
> tekrar çagri yapildi. "Suat 3 , irtibati kesme. Sakin olun!" Cevapta
>bir degisiklik olmadi :
>
> "Yaralilarim var. Kan kaybediyorlar. Yaralilarimi alin!" "Ve tam bir
>buçuk saat, beser dakika arayla Suat 3 kodlu timle muhabere aynen bu
> sözlerle sürdü : "Yaralilarimi alin" , "Sakin olun, geliyoruz.
> "Hepimiz o time kimsenin yardima gidemeyecegini çok iyi biliyorduk.
> Karakola düsen mermi sayisinda azalma olmuyor, aksine, takviye alan
> teröristler baskinin siddetini gittikçe arttiriyorlardi. Kimsenin,
> degil karakolun disina çikmak, mevzi degistirebilecek firsati dahi
> olmadigi apaçikti. "Bir süre sonra, Suat 3'ün telsizinden hirs dolu
>kelimelerini isittik:
>
> "Hemen gelip yaralilarimi almazsaniz, karakola dönüp bölügü
>tarayacagim. "Hepimiz sok olmustuk. Hemen tabur komutani devreye
>girdi. Hemen hemen Ayni sözcüklerle tim komutanina sakin olma çagrisi
>yapti. Ama ise yaramiyordu. Tim komutani "Yaralilarimi alin!" disinda
>baska bir sey demiyordu. Tabur komutaninin da telsizi birakmasiyla,
>bir saat kadar daha tim komutanindan ses çikmadi. Birer dakika arayla
>yapilan yogun çagrilara cevap vermedi. Hepimiz tim komutaninin da
>sehit oldugunu düsünüyorduk.
>
>Içim burkuluyor, basim dönüyor, tanik oldugum bu anlardan nefret
>ediyordum.
> Telsizin basina tim komutaninin okuldan devre arkadasi geldi. Son bir
> ümitle eline mikrofonu alip, cevap beklemeden, telsizin kodlarini da
>
> kullanmadan, konusmaya basladi: "Devrem ben Hüseyin. Geçmis olsun
>devrem.
> Biraz daha dayan olur mu? Bak destek timleri yola çikti. Sana dogru
> geliyorlar. Devrem aman pes etme olur mu?"
> "Telsizin mandalini birakip beklemeye basladi. Hepimiz Motorola
> marka,duvara monteli telsiz cihazinin hoparlör kismina gözlerimizi
> dikmis bekliyorduk. Ve konustu : "Devrem, bölük komutani nerde?"
> Hepimiz derin bir "Oh!" çektik. Telsizden, "Izinde devrem" yaniti
>verildi. Suat 3 , artik tükenen bir sesle konusmayi sürdürdü: "Ne olur
>yaralilarimi alin. Bende yaraliyim. "O ana kadar kendisinin de yarali
>oldugunu söylememisti.
>Hepimiz donup kalmistik. Telsizin basindaki devre arkadasi da bu
>sözü üzerine mikrofonu firlatti ve odadan çikti. Ben kapinin hemen
>esiginde ayakta duruyor,duyduklarim ve gördüklerimle bir tarihe
>taniklik ettigimi
> düsünüyordum. "Ben de yaraliyim" dan sonra yine ses kesildi. Sabaha
> kadar hiç konusmadi Yüzlerce kez yapilan çagrilara cevap vermedi.
>
> Artik onun sehit olduguna ben de inanmistim. "Gün agarirken hepimiz
> yorgun düsmüs, telsizden yapilan "Suat 3, Konusan Suat, Cevap ver!"
> çagrisindan bikmis halde bir kösede yigilmisken,
> birden telsizin mandalina basildigini fark ettik. Telsizden silah
> sesleri geliyordu. Ve on on bes saniye sonra hayatim boyunca
> unutamayacagim bir Istiklal Marsi dinlemeye basladim. Mandala sürekli
> basildigi için bütün telsizlerin konusma imkani durmustu. "Çatismanin
> altinda yarali bir tim komutaninin, makamiyla söyledigi Istiklal
> Marsi'ni dinliyordum. Gözlerim dolmustu. O ana kadar duydugum en
>güzel Istiklal Marsi'ydi.
>
> Birinci dörtlügü bitirdi. Ikinci dörtlükte sesi çatallasti. Kelimeler
> uzadi. Ama marsi söylemeyi birakmadi. Bozuk bir ses tonuyla, kendini
> zorlayarak okumaya devam etti. Marsi bitirdiginde, ben de bitmistim.
>Hemen orayi terk ettim."
> Bir daha onun sesini hiç duymadim.
> Toplam 22 sehidin verildigi o baskin gecesinde, vücuduna saplanmis 7
> merminin acisiyla söyledigi Istiklal Marsi'ni ruhuma isleten tim
> komutaninin ölmedigine ise hala inanamiyorum."Hakimin anilari burada
> sona eriyor. Iste benim Türk subayindan anladigim budur. Vücudunda
> yedi mermi oldugu halde makami ile istiklal Marsi söyleyen adamdir.
>
> Okuyun Arkadaslar ve bu VATAN için kanlarini akitan Kahramanlarimizla
> övünün, gururlanin...
>
__________________
İki Tanık var Biri dilim bir kalemim olanı biteni sindirdim yeter bana kendi derdim ...!


Sedatcan şıkkı seçti, 3 yanlışım bir doğrumla çekti gitti.Bütün hikayem burda bitti.
kaf_kef isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Yanıtla


Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO