![]() |
|
|||||||
| Türk ve Dünya Tarihi - Mustafa Kemal Atatürk Türk - Dünya tarihi & Mustafa Kemal Hakkında Her Türlü Paylaşım ! |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 | ||
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Dec 2007
Nerden: AkLım FiRaRdA !
Mesajlar: 6.238
Tecrübe Puanı: 8 ![]() |
KURSUNLA ISTIKLAL MARSI....
> > Hakan Evrensel emekli bir subaydir. Güneydogu Anadolu'da terörle > Mücadele etmistir. Evrensel daha sonra istifa ederek, Güneydogu > Öyküleri-1,2,3 adli üç kitap yayinlamistir. > Bu kitapta subay, doktor, hakim, savci, er Güneydogu Anadolu'da > emperyalizmin isbirlikçisi PKK'ya karsi mücadele edenlerin mücadele > anilari anlatilir. Üç kitap da defalarca basilmistir. Simdi üç cilt > bir arada "Güneydogu Öyküleri" adi ile yayinlandi. Ogullarinin > yigitligini anlamak isteyen bir milletin okumasi gereken bir kitaptir > > > Evrensel'in kitabi. Bütün kitapçilarda bulmak mümkün. Size bu > kitaptan bir hakimin anilarini aktarmak istiyorum. > Güneydogu'nun küçük bir ilçesinde görev yapan hakim, ilçe disindaki > lojmanindan görünen karakolun bir gecesini söyle anlatir: > > "Lojmanimizin balkonundan o karakol görünürdü. Yaklasik bir aydir her > istihbarat kaynagindan karakolun basilacagi haberi geliyordu. Üstelik > baskinin simdiye kadar yapilanlardan çok daha büyük olacagi >söyleniyordu. > Yakin birliklerden timler getirildi, karakolun etrafina mayinlar > dösendi, agir silahlarla takviyeler yapildi ve baskin beklenmeye > baslandi. "En son gelen istihbaratta baskinin saati ve baskina > katilacak terörist sayisi bile veriliyordu. 22:10, 500 terörist. >Karakol o gün basilmadi."Bir gün sonra, bildirilen saatte cehennem >basladi. Balkonumuzdan izledigim dehset dolu manzarada, daire haline >gelmis teröristlerin, dairenin ortasina, gecenin karanliginda atesleri >parildayan silahlari ateslediklerini görüyordum. Karakolun, havan ve >roket mermilerinin patladigi yerde oldugunu biliyorduk. > Tam anlamiyla çember içine almislardi. Lojmandan ayrilip dogruca > jandarmanin binasina gittik. Karakolun merkezi, telsizle, sürekli >timlerden durumlarini bildirmelerini istiyor; dis emniyette bulunan >timler de bu çagrilara cevap veriyor, havan ve uçaksavar atesi >istedikleri yerleri de tarif ediyorlardi. > > "Bir süre sonra telsiz konusmalari, timlerden birinin üzerine > >yogunlasti. > Timden bir türlü cevap alinamiyordu. Üst üste, defalarca çagri > yapiliyor ancak bir türlü timle irtibata geçilemiyordu. Konusmalari > takip eden askerler timden ümitlerini kesmislerdi. Ama bir yandan da > çagrilar devam ediyordu. Bir saat kadar sonra, telsizden bitkin bir >ses duyuldu: > "Yaralilarim var, yaralilarimi alin." Tüylerimiz diken diken >olmustu. Hemen cevap verildi. "Tamam Suat 3, sakin olun, az sonra >birlik çikacak. "Ilk yarali haberi, bu saatlerdir aranan timden >gelmisti. Tim komutani konusurken arkadan silah sesleri duyuluyordu. > > Herkes bu sözler üzerine yorum yapiyordu. Telsizin basindaki tim > komutanlarindan biri, bu timde sehit oldugundan emindi. Merkezden > tekrar çagri yapildi. "Suat 3 , irtibati kesme. Sakin olun!" Cevapta >bir degisiklik olmadi : > > "Yaralilarim var. Kan kaybediyorlar. Yaralilarimi alin!" "Ve tam bir >buçuk saat, beser dakika arayla Suat 3 kodlu timle muhabere aynen bu > sözlerle sürdü : "Yaralilarimi alin" , "Sakin olun, geliyoruz. > "Hepimiz o time kimsenin yardima gidemeyecegini çok iyi biliyorduk. > Karakola düsen mermi sayisinda azalma olmuyor, aksine, takviye alan > teröristler baskinin siddetini gittikçe arttiriyorlardi. Kimsenin, > degil karakolun disina çikmak, mevzi degistirebilecek firsati dahi > olmadigi apaçikti. "Bir süre sonra, Suat 3'ün telsizinden hirs dolu >kelimelerini isittik: > > "Hemen gelip yaralilarimi almazsaniz, karakola dönüp bölügü >tarayacagim. "Hepimiz sok olmustuk. Hemen tabur komutani devreye >girdi. Hemen hemen Ayni sözcüklerle tim komutanina sakin olma çagrisi >yapti. Ama ise yaramiyordu. Tim komutani "Yaralilarimi alin!" disinda >baska bir sey demiyordu. Tabur komutaninin da telsizi birakmasiyla, >bir saat kadar daha tim komutanindan ses çikmadi. Birer dakika arayla >yapilan yogun çagrilara cevap vermedi. Hepimiz tim komutaninin da >sehit oldugunu düsünüyorduk. > >Içim burkuluyor, basim dönüyor, tanik oldugum bu anlardan nefret >ediyordum. > Telsizin basina tim komutaninin okuldan devre arkadasi geldi. Son bir > ümitle eline mikrofonu alip, cevap beklemeden, telsizin kodlarini da > > kullanmadan, konusmaya basladi: "Devrem ben Hüseyin. Geçmis olsun >devrem. > Biraz daha dayan olur mu? Bak destek timleri yola çikti. Sana dogru > geliyorlar. Devrem aman pes etme olur mu?" > "Telsizin mandalini birakip beklemeye basladi. Hepimiz Motorola > marka,duvara monteli telsiz cihazinin hoparlör kismina gözlerimizi > dikmis bekliyorduk. Ve konustu : "Devrem, bölük komutani nerde?" > Hepimiz derin bir "Oh!" çektik. Telsizden, "Izinde devrem" yaniti >verildi. Suat 3 , artik tükenen bir sesle konusmayi sürdürdü: "Ne olur >yaralilarimi alin. Bende yaraliyim. "O ana kadar kendisinin de yarali >oldugunu söylememisti. >Hepimiz donup kalmistik. Telsizin basindaki devre arkadasi da bu >sözü üzerine mikrofonu firlatti ve odadan çikti. Ben kapinin hemen >esiginde ayakta duruyor,duyduklarim ve gördüklerimle bir tarihe >taniklik ettigimi > düsünüyordum. "Ben de yaraliyim" dan sonra yine ses kesildi. Sabaha > kadar hiç konusmadi Yüzlerce kez yapilan çagrilara cevap vermedi. > > Artik onun sehit olduguna ben de inanmistim. "Gün agarirken hepimiz > yorgun düsmüs, telsizden yapilan "Suat 3, Konusan Suat, Cevap ver!" > çagrisindan bikmis halde bir kösede yigilmisken, > birden telsizin mandalina basildigini fark ettik. Telsizden silah > sesleri geliyordu. Ve on on bes saniye sonra hayatim boyunca > unutamayacagim bir Istiklal Marsi dinlemeye basladim. Mandala sürekli > basildigi için bütün telsizlerin konusma imkani durmustu. "Çatismanin > altinda yarali bir tim komutaninin, makamiyla söyledigi Istiklal > Marsi'ni dinliyordum. Gözlerim dolmustu. O ana kadar duydugum en >güzel Istiklal Marsi'ydi. > > Birinci dörtlügü bitirdi. Ikinci dörtlükte sesi çatallasti. Kelimeler > uzadi. Ama marsi söylemeyi birakmadi. Bozuk bir ses tonuyla, kendini > zorlayarak okumaya devam etti. Marsi bitirdiginde, ben de bitmistim. >Hemen orayi terk ettim." > Bir daha onun sesini hiç duymadim. > Toplam 22 sehidin verildigi o baskin gecesinde, vücuduna saplanmis 7 > merminin acisiyla söyledigi Istiklal Marsi'ni ruhuma isleten tim > komutaninin ölmedigine ise hala inanamiyorum."Hakimin anilari burada > sona eriyor. Iste benim Türk subayindan anladigim budur. Vücudunda > yedi mermi oldugu halde makami ile istiklal Marsi söyleyen adamdir. > > Okuyun Arkadaslar ve bu VATAN için kanlarini akitan Kahramanlarimizla > övünün, gururlanin... >
__________________
İki Tanık var Biri dilim bir kalemim olanı biteni sindirdim yeter bana kendi derdim ...! Sedatcan şıkkı seçti, 3 yanlışım bir doğrumla çekti gitti.Bütün hikayem burda bitti. |
||
|
|
|